İzlandaca içindeki vægi ne anlama geliyor?
İzlandaca'deki vægi kelimesinin anlamı nedir? Makale, tam anlamını, telaffuzunu ve iki dilli örneklerle birlikte vægi'ün İzlandaca'te nasıl kullanılacağına ilişkin talimatları açıklamaktadır.
İzlandaca içindeki vægi kelimesi ağırlık anlamına gelir. Daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki ayrıntılara bakın.
vægi kelimesinin anlamı
ağırlıknoun |
Daha fazla örneğe bakın
" og í samanburði við hann hefur allt lítið vægi. " " ve onunla kiyaslandiginda diger her sey ikinci plandadir. " |
Eftir lok fyrri heimsstyrjaldarinnar, samfara hægt vaxandi iðnaði af öðrum toga og aukinni notkun gerviefna í stað ullar, dró úr vægi ullarframleiðslunnar í efnahagslífi þjóðarinnar. Ne var ki, I. Dünya Savaşından sonra, daha geri durumda bulunan endüstrilerin giderek gelişmesi ve yün yerine sentetik maddelerin kullanımının artmasıyla, Avustralya’nın ekonomik yönden ‛koyunun sırtından geçindiği’ sözü geçerliğini büyük ölçüde yitirdi. |
Hvaða vægi fengu skoðanir hinna svokölluðu kirkjufeðra og hvers vegna? Kilise Babaları denilen kişilerin sözlerine ne kadar önem verildi, neden? |
En þegar dregið er úr vægi kenninga veiklast trúin og það stuðlar alls ekki að einingu í hinum sundraða kristna heimi. Fakat öğretileri önemsememeleri insanların imanını zayıflattı ve bölünmüş durumdaki Hıristiyan Âlemini kesinlikle birleştiremedi. |
Þær forvinna þau með því að styrkja mikilvægar upplýsingar og draga úr vægi óþarfra upplýsinga. Sinyalleri işlemden geçirmeye başlayarak önemli bilgileri öne çıkarır, gereksiz detayları arka plana iter. |
Orð þín hafa meira vægi af því að þú tókst þér tíma til að hlusta á hann fyrst. İlk önce dinlemek için vakit harcadığınıza göre, sözleriniz etkili olacaktır. |
(2. Korintubréf 6:2) Núna, þegar eyðing þessa illa heimskerfis er svona nálæg, hafa orð Páls langt um meira vægi. (II. Korintoslular 6:2) Bugün, bu kötü sistemin yok edilmesi çok yakınken, Pavlus’un sözlerinin acilliği artmaktadır. |
Kona ein, sem hafði verið skírð í aðeins eitt ár, fullyrti að hún tilheyrði hinum smurðu og hélt að það gæfi skoðunum hennar meira vægi. Sadece bir yıl önce vaftiz olmuş bir kadın, meshedilmiş olanlar sınıfına ait olduğunu iddia etti ve bunun kendi fikirlerine ek bir itibar kazandırdığını düşündü. |
En smám saman leiddi Jehóva þeim fyrir sjónir hvílíkt vægi nafn hans sjálfs hefur í Biblíunni. Ancak zamanla Yehova onların Kutsal Kitapta Kendi ismine verilen önemi anlamalarına yardım etti. |
Þetta gefur aukið vægi þeirri staðhæfingu Biblíunnar að hún sé „innblásin af Guði“. * — 2. Bu, Kutsal Kitabın “Tanrı ilhamı” olduğunun bir kanıtıdır* (2. |
Þetta er sumt af því sem þú ættir að hugleiða en leggðu raunsætt mat á vægi þessara þátta. Bunlar üzerinde durulması gereken etkenlerden bazılarıdır, ancak bunları gerçekçi olarak değerlendirin. |
19: 25, 26) Eflaust hefur sannfæringin í augnaráði Jesú aukið vægi orða hans. 19:25, 26). Hiç kuşkusuz, İsa’nın gözlerindeki inanç sözlerini daha inandırıcı hale getirdi. |
Þetta eitt gerir okkar tíma einstæða í sögunni og eykur lýsingunni á „hinum síðustu dögum“ vægi. — 2. Tímóteusarbréf 3:1. Bu tek etken zamanımızı eşsiz kılar ve “son günler”in tanımına güç katar.—II. Timoteos 3:1. |
17 Aftur notar Pétur orð með sérstæðum hætti til að gefa orðum sínum um auðmýkt aukið vægi. 17 Burada Petrus alçakgönüllülükle ilgili fikrini açıkça belirtebilmek için Yunanca Mukaddes Yazılarda bir kez geçen egkombosasthe sözcüğünü kullanır. |
Fyrirskipun Páls um að ‚hreinsa sig af allri saurgun‘ hefur nú fengið aukið vægi! Pavlus’un ‘kendimizi her murdarlıktan temiz etme’ emri şimdi daha da kuvvet kazandı! |
Þetta gefur ráðleggingum foreldranna óviðjafnanlegt vægi. Böylece çocuklar anne babalarının verdiği eğitime daha çok değer verirler. |
Sums staðar í kristna heiminum reyna forystumenn kirkjudeilda að sameina trúfélög með því að draga úr vægi kenninga sem hafa valdið sundurlyndi. Bazı mezheplerin din adamları daha önce ayrılık yaratan öğretileri önemsizmiş gibi göstererek farklı mezheplerdeki insanları bir araya getirmeye çalıştı. |
Þó að efnið hafi áður komið til umræðu skaltu gá að hvort þú finnir atriði sem farið er nánar út í eða gefið er meira vægi. Konu geçmişte ele alınmış olsa bile, genişletilmiş veya netleştirilmiş noktalara dikkat edin. |
Mér finnst þau rök, sem eiga að mæla gegn sköpunarsögu Biblíunnar, missa vægi sitt þegar þau eru skoðuð af vísindalegri nákvæmni. Fakat bence, Mukaddes Kitaptaki yaratılış kaydı hakkında kuşku uyandırmak amacıyla ortaya atılan iddialar bilimsel olarak incelendiğinde çürüyor. |
Hvað gæti gefið orðum þínum meira vægi þegar þú talaðir sem fulltrúi hins alvalda Guðs? Mutlak Güce Sahip Tanrı’nın bir temsilcisi olarak sözlerinizi daha etkili kılmak için ne yapardınız? |
Ef það er rétt var Sefanía af konungaætt, og það hlýtur að hafa veitt harðri fordæmingu hans á höfðingjum Júda aukið vægi og sýnt að hann var hugrakkur vottur og spámaður Jehóva. Böyle ise, Tsefanya kraliyet ailesinden gelen biriydi; bu da, Yahuda reislerine yönelttiği sert kınama sözlerine ağırlık katmış ve kendisinin Yehova’nın cesur bir şahidi ve peygamberi olduğunu göstermiş olmalı. |
Lævíslega gáfu þeir sínum eigin skoðunum og kenningum sama vægi og Ritningunni, eða jafnvel meira. Kurnazca, kendi fikir ve öğretilerine Mukaddes Yazılarla eşit, hatta ondan daha büyük bir değer atfettiler. |
Nei, hann var að árétta og auka vægi þess með því að draga fram andann sem að baki því bjó. Hayır, fakat Kanun Ahdinin ardındaki ruhu göstermekle onun kuvvetini artırıp etkisini genişletmeye çalıştı. |
Til að ljúka staf- rannsókn á Hr Worple, var hann maður mjög óviss skap, og almenn tilhneiging hans var að hugsa um að Corky væri fátækur chump og að hvað skref hann tók í hvaða átt á eigin reikning, var bara önnur sönnun á vægi idiocy hans. Sayın Worple karakteri çalışma tamamlamak için, o son derece belirsiz bir adamdı öfke ve onun genel eğilim bu Corky fakir bir CHUMP olduğunu düşünüyorum olduğunu ve O herhangi bir yön aldı ne olursa olsun adım kendi hesabına, sadece onun doğuştan aptallık başka bir kanıtı oldu. |
Sú staðreynd að Guð skyldi nota menn til að fullnægja þessum dómi, en ekki eld eða flóð, dró ekkert úr vægi dómsins. Tanrı’nın bu hükmü infaz etmek üzere ateş veya tufan yerine insanları kullanması, hükmün şiddetini azaltmadı. |
İzlandaca öğrenelim
Artık vægi'ün İzlandaca içindeki anlamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğunuza göre, seçilen örnekler aracılığıyla bunların nasıl kullanılacağını ve nasıl yapılacağını öğrenebilirsiniz. onları okuyun. Ve önerdiğimiz ilgili kelimeleri öğrenmeyi unutmayın. Web sitemiz sürekli olarak yeni kelimeler ve yeni örneklerle güncellenmektedir, böylece bilmediğiniz diğer kelimelerin anlamlarını İzlandaca içinde arayabilirsiniz.
İzlandaca sözcükleri güncellendi
İzlandaca hakkında bilginiz var mı
İzlandaca bir Cermen dilidir ve İzlanda'nın resmi dilidir. Germen dil grubunun Kuzey Germen şubesine ait bir Hint-Avrupa dilidir. İzlandaca konuşanların çoğunluğu İzlanda'da yaşıyor, yaklaşık 320.000. Danimarka'da 8.000'den fazla yerli İzlandalı konuşmacı yaşıyor. Dil ayrıca Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 5.000 kişi ve Kanada'da 1.400'den fazla kişi tarafından konuşulmaktadır. İzlanda nüfusunun %97'si İzlandaca'yı ana dili olarak görse de, İzlanda dışındaki topluluklarda, özellikle Kanada'da konuşanların sayısı azalmaktadır.