İzlandaca içindeki sund ne anlama geliyor?

İzlandaca'deki sund kelimesinin anlamı nedir? Makale, tam anlamını, telaffuzunu ve iki dilli örneklerle birlikte sund'ün İzlandaca'te nasıl kullanılacağına ilişkin talimatları açıklamaktadır.

İzlandaca içindeki sund kelimesi boğaz, dar sokak, geçit, Boğaz, Yüzme anlamına gelir. Daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki ayrıntılara bakın.

telaffuz dinle

sund kelimesinin anlamı

boğaz

noun

Talað var um að „smjúga gegnum nálaraugað“ þegar siglt var inn á Bass-sund úr vestri.
Bass Boğazına batıdan girmek ‘iğne deliğinden geçmeye’ benzetiliyordu

dar sokak

noun

geçit

noun

Boğaz

Talað var um að „smjúga gegnum nálaraugað“ þegar siglt var inn á Bass-sund úr vestri.
Bass Boğazına batıdan girmek ‘iğne deliğinden geçmeye’ benzetiliyordu

Yüzme

Þú ert ekki nógu gamall til að fara einn í sund.
Tek başına yüzmeye gitmek için yeterince yaşlı değilsin.

Daha fazla örneğe bakın

Ég var ađ fara í sund í Black Point međ Brandy og ūá sá ég mömmu og einhvern aula fara inn í hús.
Brandy ile havuza gidiyordum birden annemle o pisliği bir eve girerlerken gördüm.
Við erum lið beint í sund milli Branca Island og meginlands.
Branca Adası'yla ana kara arasındaki kanala doğru yol alıyoruz.
Stundum koma pör hingað í sund eða til að kela
Bazen sevgililer Buraya kacamak yapmaya gelir.- ve
Svo virđist sem ég fari í sund.
Yüzmeye gidiyorum gibi görünüyor.
Stundum förum við í leiki eða sund eða gerum annað sem okkur finnst gaman og ber vott um heilbrigðan áhuga á sjálfum okkur.
Bazı zamanlar oyun oynayarak, yüzerek ya da hoşlandığımız başka işler yaparak kendimizle dengeli ölçüde ilgilendiğimizi gösteriyoruz.
En Bass-sund hefur reynst einhver hættulegasta sjóleið í heimi.
Yine de Bass Boğazının dünyadaki geçilmesi en tehlikeli sulardan biri olduğu görüldü.
Við getum annaðhvort farið í sund eða í keilu.
Bizde kalabilirsin veya şimdi Muratlarla gidebilirsin.
Gordon segir frá uppeldi sínu á bóndabæ í Kanada, þar sem hann og systkini hans urðu að flýta sér heim úr skólanum, þegar önnur börn fóru í boltaleik eða í sund.
Gordon Kanada’da bir çiftlikte yetiştiğini ve diğer çocuklar top oynayıp yüzmeye giderken kendisinin ve kardeşlerinin okuldan acele eve dönmeleri gerektiğini anlatır.
Þau helstu eru Georgíusund, Juan de Fuca-sund og Puget-sund.
Denizin başlıca su kütleleri Georgia, Juan de Fuca ve Puget boğazlarıdır.
Ūegar ég er búin ađ keyra krakkana í sund.
Çocukları havuza bıraktıktan sonra.
Yfirleitt dugir þó einföld dagleg hreyfing, svo sem hóflega langar gönguferðir, sund en einkum þó teygingaræfingar, til að halda lipurð og styrk vöðvanna og hæfni heilans til að aðlaga sig sínum nýju, efnafræðilegu aðstæðum.
Fakat genellikle, makul süreli yürüyüşler, yüzme ve özellikle gerdirme ve dik durma egzersizleri gibi basit günlük egzersizler, esneklik ve kasların gücünü korumayı ve beynin bu yeni kimyasal şartlara uyum yeteneğini artırmasını sağlamaktadır.
Þegar hann hafði um nokkra sund ekki talað um nafn Jehóva fannst honum sem óbærilegur eldur brynni innra með honum.
Kısa bir süre Yehova’nın ismiyle konuşamayınca, içinde dayanılmaz bir ateşin tutuştuğunu hissetti.
Ūú gætir kannski fengiđ námsstyrk fyrir sund.
Belki bir üniversitede yüzme hocası olursun.
Að lokum bar bátinn gegnum þröngt sund inn í litla vík.
Sonunda gelgit onu kayalıkların arasındaki dar bir boğaza sürükledi.
Evrípos-sund
Evripos Boğazı
" Eitt sinn sá ég tvo af þessum skrímslum ( hvalir ) og líklega karl og konu, hægt sund, hvert á eftir öðru, innan minna en steinsnar á landi " ( Terra Del Fuego ), " yfir sem beyki tré langan greinum þess. "
" Bir keresinde ben bu canavarlar iki ( balinalar ) muhtemelen erkek ve kadın gördüm yavaş yavaş birbiri ardına bir taş atımı daha az içinde, yüzme shore " ( Terra Del Fuego ), " kayın ağacı dalları üzerinde uzatılmıştır. "
Sund er góð æfing.
Yüzme iyi egzersizdir.
Bænin er ekki aðeins til þess ætluð að deyfa tilfinningalegan sársauka eða að grípa til þegar öll sund eru lokuð.
Dua, sadece psikolojik bir rahatlama yöntemi ya da hiç umut kalmadığında başvurulan son çare değildir.
Ūađ er sund bak viđ búđina.
Dükkanın arkasında bir ara yol var.
Sund er ekki mikilvægt.
Yüzmek önemli değil.
Hvađa sund?
Ne sokağı?
Fáeinum árum síðar sigldi Ferdinand Magellan fyrir suðurodda Suður-Ameríku, um hið varasama sund er nú ber nafn hans, yfir í þetta sama haf.
Birkaç yıl sonra Ferdinand Magellan yelkenle, Güney Amerika’nın güney ucundan dolaşıp şimdi onun ismini taşıyan tehlikeli boğazdan geçerek aynı büyük okyanusa erişti.
Kannski viđ ættum ađ reyna annađ sund.
Belki de başka bir sokağı denemeliyiz.
Í suðri er ekki nema um 14 kílómetra sund sem aðskilur meginland Spánar og Afríku.
Cebelitarık Boğazı ile birbirinden ayrılan İspanya ile Afrika kıtası arasında sadece 14 km vardır.
Vill einhver koma í sund?
Yüzmeye gitmek isteyenler...

İzlandaca öğrenelim

Artık sund'ün İzlandaca içindeki anlamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğunuza göre, seçilen örnekler aracılığıyla bunların nasıl kullanılacağını ve nasıl yapılacağını öğrenebilirsiniz. onları okuyun. Ve önerdiğimiz ilgili kelimeleri öğrenmeyi unutmayın. Web sitemiz sürekli olarak yeni kelimeler ve yeni örneklerle güncellenmektedir, böylece bilmediğiniz diğer kelimelerin anlamlarını İzlandaca içinde arayabilirsiniz.

İzlandaca hakkında bilginiz var mı

İzlandaca bir Cermen dilidir ve İzlanda'nın resmi dilidir. Germen dil grubunun Kuzey Germen şubesine ait bir Hint-Avrupa dilidir. İzlandaca konuşanların çoğunluğu İzlanda'da yaşıyor, yaklaşık 320.000. Danimarka'da 8.000'den fazla yerli İzlandalı konuşmacı yaşıyor. Dil ayrıca Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 5.000 kişi ve Kanada'da 1.400'den fazla kişi tarafından konuşulmaktadır. İzlanda nüfusunun %97'si İzlandaca'yı ana dili olarak görse de, İzlanda dışındaki topluluklarda, özellikle Kanada'da konuşanların sayısı azalmaktadır.