İzlandaca içindeki nokkur ne anlama geliyor?
İzlandaca'deki nokkur kelimesinin anlamı nedir? Makale, tam anlamını, telaffuzunu ve iki dilli örneklerle birlikte nokkur'ün İzlandaca'te nasıl kullanılacağına ilişkin talimatları açıklamaktadır.
İzlandaca içindeki nokkur kelimesi bir, kimse, biri, birisi, bazı anlamına gelir. Daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki ayrıntılara bakın.
nokkur kelimesinin anlamı
bir(an) |
kimse(any) |
biri(any) |
birisi(any) |
bazı(any) |
Daha fazla örneğe bakın
Stundum er beygur í sumum við að gefa sig á tal við kaupsýslumenn en eftir að hafa reynt það í nokkur skipti færir það þeim bæði ánægju og umbun. Bazıları ilk başta bir dükkân veya mağaza sahibine yaklaşmaktan çekinebilir, fakat birkaç kez denedikten sonra, bu hizmeti hem ilgi çekici hem de yararlı buluyorlar. |
Auk þess er gott að líta á nokkur atriði til viðbótar áður en við ráðum okkur í vinnu. Ancak karar verirken hesaba katmamız gereken başka etkenler de var. |
Þeir voru aðeins nokkur þúsund að tölu í örfáum löndum. Yalnızca birkaç ülkede, birkaç bin kişiydiler. |
Ef þú getur leikið mismunandi tegundir tónlistar, jafnvel bara nokkur verk í hverjum flokki, ertu í þeirri aðstöðu að geta orðið við óskum áheyrendanna. Her türden birkaç tane bile olsa çeşitli tarz müziklerden çalabilirseniz, dinleyicilerin tüm tercih ve isteklerini karşılayabilme avantajına sahip olursunuz. |
Þetta boð stendur öllum opið og launin eru miklu verðmætari en nokkur efnislegur fjársjóður. — Lestu Orðskviðina 2:1-6. Bu davet herkese açıktır ve elde edilecek ödül herhangi bir maddi defineden çok daha değerlidir (Özdeyişler 2:1-6’yı okuyun). |
2 Rithöfundur nokkur telur að sviksemi sé einn af algengustu löstum okkar tíma. 2 Çağdaş bir yazar hainliğin günümüzde en sık karşılaşılan kötülüklerden biri olduğunu yazdı. |
Sérfræðihópur nokkur segir um þroska barna: „Eitt af því besta, sem faðir getur gert fyrir börn sín, er að virða móður þeirra . . . Çocuk gelişimi uzmanlarından oluşan bir grup şöyle açıklıyor: “Bir babanın çocukları için yapabileceği en iyi şeylerden biri annelerine saygı göstermektir. . . . . |
Kona nokkur hefur hjálpað niðurdregnum með því að fá þá út í hressilega göngutúra. Bir kadın, depresyon geçirenleri yürüyüşe çıkarıp onları gayretle yürüterek kendilerine yardımcı oldu. |
Nefndu nokkur merkisatriði varðandi umdæmismótin „Guðrækni“ í Póllandi. Polonya’da yer alan “Tanrısal Bağlılık” bölge kongreleri hakkında neler söylenebilir? |
Með tilkomu sérhæfðra tækja og smásjáraðgerða hefur náðst nokkur árangur af slíkum aðgerðum. Özel olarak geliştirilmiş cihazların icadı ve mikrocerrahi sayesinde geriye döndürme girişimlerinde daha çok başarı elde edildi. |
„Þér eruð vottar mínir,“ sagði Jehóva aftur um þjóna sína og bætti svo við: „Er nokkur Guð til nema ég? Yehova kavmine yeniden “siz şahitlerimsiniz” dedikten sonra şunları ekledi: “Benden başka Allah var mı? |
Og hvađ sem ég geri ūá virđist aldrei vera til meira en nokkur hundruđ dalir í bankanum. Ne kadar dikkat edersem edeyim bankada 200 dolardan fazla biriktiremiyorum. |
Ég hef veriđ ađ lesa sum tímaritin hennar mömmu og ūađ eru nokkur leyndarmál um hvernig eigi ađ fullnægja ūér. Annemin kadın dergilerinden birkaçını okumuştum. Ve o dergilerde, sizin nasıl memnun edileceğinizle ilgili birkaç sır vardı. |
Æfum bara nokkur einföld sendingakerfi. Haydi, biraz pas çalışalım. |
Dálkahöfundurinn Lawrence Hall dró fram nokkur aðalatriði úr nýrri bók Andrews Nikiforuks sem heitir The Fourth Horseman: A Short History of Epidemics, Plagues, Famine and Other Scourges (Fjórði riddarinn: Saga farsótta, drepsótta, hungursneyða og annarra plága í stuttu máli). Köşe yazarı Lawrence Hall, Andrew Nikiforuk tarafından yazılan The Fourth Horseman: A Short History of Epidemics, Plagues, Famine and Other Scourges adlı yeni bir kitaptan ilginç noktalar sundu. |
Þótt ungir vottar Jehóva séu ekki gallalausir fremur en nokkur annar, gera margir mjög vel í kristinni þjónustu. Yehova’nın genç Şahitleri, gerçi hiçbirimiz gibi hatasız değillerse de, birçokları İsa’nın takipçileri olarak mükemmel işlerde çalışıyorlar. |
Einn af vörðunum skoðaði nokkur blöð sem voru tekin af okkur og sagði: ,Enginn getur bugað ykkur ef þið haldið áfram að lesa þau!‘ Bir gardiyan el konan dergilerimizden bazılarını okuduktan sonra hayranlıkla şöyle dedi: ‘Bunları okumaya devam ederseniz sizi kimse yenemeyecek!’ |
Og hann á meiri sök en nokkur annar á ađ slíta ūessa ūjķđ í sundur. Ve bu ulusun parçalanmasından herkesten çok kendisi sorumlu. |
□ Nefndu nokkur dæmi um það sem foreldrar geta best kennt með fordæmi sínu. □ En iyi ana-babanın örneğiyle verilebilecek derslerden bazıları nelerdir? |
Þegar allt kemur til alls getum við vart ímyndað okkur að nokkur haldi tölu á því hvenær hann er búinn að fyrirgefa svo oft. Aslında, birinin, başkalarının hataları hakkında sanki tam bir kayıt tutup 77 defaya kadar sayacağını düşünemeyiz. |
Nefndu nokkur vandamál þeirra sem Jakob skrifaði til. Yakub’un yazdığı kimselerin yüz yüze geldiği sorunlardan bazıları nelerdi? |
Þótt smæsta gerilfruman sé ótrúlega smá og vegi innan við 10-12 grömm er hver fyrir sig ósvikin, örsmásæ verksmiðja með mörg þúsund, frábærlega gerðum og flóknum sameindavélum sem samanlagt eru gerðar úr 100.000 milljón atómum, langtum flóknari en nokkur vél gerð af mannahöndum og án nokkurrar hliðstæðu í heimi lífvana efna. En küçük bakteri hücreleri şaşılacak derecede küçük olmalarına rağmen (10-12 gramdan daha hafif) aslında her biri binlerce ayrıntılı şekilde tasarlanıp yapılmış, karmaşık moleküler yapılarla dolu, 100 milyar atomdan oluşan gerçek anlamda birer mikrominyatürize fabrikadır; bunlar, insan yapısı herhangi bir makineden çok daha karmaşıktır ve yaşayan maddeler arasında benzersizdirler. |
Faðir nokkur sagði: „Stjórnandinn þarf að sjá til þess að andrúmsloftið í fjölskyldunáminu sé afslappað en samt virðulegt — óformlegt án þess að vera frjálslegt úr hófi fram. Bir baba şöyle dedi: “İdareci için işin sırrı, aile tetkiki sırasında rahat olmakla birlikte saygılı bir atmosferin gelişmesine katkıda bulunmak, gülünçlüğe kaçmadan teklifsiz olmayı başarmaktır. |
15-17. (a) Hvernig tókst systir nokkur á við erfiðleika sem hlutust af umferðarslysum? 15-17. (a) Bir kardeş geçirdiği trafik kazalarından kaynaklanan rahatsızlıklarla nasıl başa çıktı? |
Maður nokkur, sem tók þátt í að steypa leiðtoga Afríkuríkis af stóli, sagði í viðtali við bandaríska tímaritið Time um nýju stjórnina: „Þetta var útópía sem endaði strax í algerri ringulreið.“ Bir Afrika ülkesinin yöneticisinin görevden alınmasında payı olan bir adam, yeni rejim hakkında Time dergisine şunları söyledi: “Bu, hızla kaosa sürüklenen bir ütopyaydı.” |
İzlandaca öğrenelim
Artık nokkur'ün İzlandaca içindeki anlamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğunuza göre, seçilen örnekler aracılığıyla bunların nasıl kullanılacağını ve nasıl yapılacağını öğrenebilirsiniz. onları okuyun. Ve önerdiğimiz ilgili kelimeleri öğrenmeyi unutmayın. Web sitemiz sürekli olarak yeni kelimeler ve yeni örneklerle güncellenmektedir, böylece bilmediğiniz diğer kelimelerin anlamlarını İzlandaca içinde arayabilirsiniz.
İzlandaca sözcükleri güncellendi
İzlandaca hakkında bilginiz var mı
İzlandaca bir Cermen dilidir ve İzlanda'nın resmi dilidir. Germen dil grubunun Kuzey Germen şubesine ait bir Hint-Avrupa dilidir. İzlandaca konuşanların çoğunluğu İzlanda'da yaşıyor, yaklaşık 320.000. Danimarka'da 8.000'den fazla yerli İzlandalı konuşmacı yaşıyor. Dil ayrıca Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 5.000 kişi ve Kanada'da 1.400'den fazla kişi tarafından konuşulmaktadır. İzlanda nüfusunun %97'si İzlandaca'yı ana dili olarak görse de, İzlanda dışındaki topluluklarda, özellikle Kanada'da konuşanların sayısı azalmaktadır.