İzlandaca içindeki afleiðing ne anlama geliyor?

İzlandaca'deki afleiðing kelimesinin anlamı nedir? Makale, tam anlamını, telaffuzunu ve iki dilli örneklerle birlikte afleiðing'ün İzlandaca'te nasıl kullanılacağına ilişkin talimatları açıklamaktadır.

İzlandaca içindeki afleiðing kelimesi sonuç, etki, başarı, netice, aksitesir anlamına gelir. Daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki ayrıntılara bakın.

telaffuz dinle

afleiðing kelimesinin anlamı

sonuç

(consequence)

etki

(effect)

başarı

(effect)

netice

(effect)

aksitesir

(consequence)

Daha fazla örneğe bakın

Það er afleiðing þess að viðurkenna það að við fáum ekki alltaf skilið þrautir lífsins, en reiðum okkur á að dag einn munum við gera það.
Yaşamın imtihanlarını her zaman anlamadığımızı kabullenmekten ama bir gün anlayacağımızı umut etmekten kaynaklanır.
„Sjálfsvíg er afleiðing þess að finnast sem maður sé að kikna undan yfirþyrmandi vandamáli, svo sem félagslegri einangrun, ástvinamissi (einkum maka), skilnaði foreldra í æsku, alvarlegum veikindum, elli, atvinnuleysi, fjárhagserfiðleikum og fíkniefnanotkun.“ — The American Medical Association Encyclopedia of Medicine.
“İntihar, kişinin, toplumdan soyutlanma, sevilen birinin (özellikle de eşin) ölümü, çocukluk döneminde parçalanmış bir yuva, ciddi bedensel hastalıklar, yaşlılık, işsizlik, parasal sorunlar ve uyuşturucu kullanımı gibi ezici sorunlara gösterdiği tepkiden kaynaklanır.”—The American Medical Association Encyclopedia of Medicine.
Síðari tvö börnin voru, að því er virðist, afleiðing af framhjáhaldi hennar.
Anlaşılan bu iki çocuk zina sonucu dünyaya geldi.
Ég gaf þér þetta þóknun, að hugsa um að þú værir bær starfsmaður, og þetta - þetta - þetta þykkni úr grínisti litaða viðbót er afleiðing "!
Ben yetkili bir işçi olduğunu ve bu düşünce, bu komisyon verdi Bu bir çizgi renkli takviyesi bu özü sonucudur "!
Þessi þrá, að miðla fagnaðarerindinu með öðrum og sjálfstraust við að vitna með djörfung, er eðlileg afleiðing sannrar trúarumbreytingar.
Bu, sevindirici haberi başkalarıyla paylaşma isteği ve cesurca tanıklık etmemizi sağlayan özgüven, gerçek dönüşümün doğal sonuçlarıdır.
Síðan sem þú ert að reyna að skoða er afleiðing sendra gagna af innsláttarvalmynd. Ef þú sendir þau gögn aftur þá verður aðgerðin endurtekin (t. d. leit eða kaup vöru
İncelemeye çalıştığın sayfa form ile gönderilen veri sonucudur. Tekrar gönderilen veri, formdaki bilgileri tekrar gönderecektir. (Arama ya da çevrimiçi alışveriş sonuçları gibi
Er það afleiðing þess að forfeðurnir viku sér undan sverðkettinum?
Kılıç-Dişli Kaplanlardan Sakınırken mi Oluştu?
Orsök og afleiðing.
Neden ve sonuç.
Eru ekki persónueinkenni eins og ágirnd og fordómar afleiðing syndugra tilhneiginga?
Açgözlülük ve önyargı gibi kişilik özellikleri günahkâr eğilimlerin eseri değil midir?
Það merkir að dauðinn er afleiðing syndarinnar.
Başka sözlerle ölüm, günahın sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
Þessi „skrekkur“ varð bein afleiðing af guðfræði hins „heilaga“ kaþólska Ágústínusar.
Bu “korku”, doğrudan doğruya “Aziz” Augustinus’un teolojisinin bir sonucuydu.
Og fleiri sem afleiðing af spenntur ríki þar sem þessi hugmynd sett Gregor en eins Vegna raunveruleg ákvörðun reiddi hann sjálfur með öllum mætti sínum út úr rúminu.
Ve bu fikir olarak daha Gregor koymak hangi heyecanlı devletin bir sonucu olarak daha fazla gerçek bir karar sonucu, o yatakta tüm gücüyle kendini salladı.
(Lúkas 3: 23, 38) Hvorki Adam né Jesús áttu mennskan föður; hvorugur þeirra var afleiðing kynmaka við konu.
(Luka 3:23, 38) Âdem’in de, İsa’nın da bir insan babası olmamıştı; onlar bir kadınla cinsel ilişkide bulunulması sonucu meydana gelmemişlerdi.
Og fyrir þá ástæðu að hann hefði haft á þessari stundu ástæða til að fela í burtu, því eins og a afleiðing af ryki sem lá allan herberginu sínu og flaug í kring með hirða för var hann nær algerlega í óhreinindi.
Ve bu sebeple o, şu anda uzak gizlemek için daha fazla neden vardı. çünkü toz bir sonucu olarak tüm kendi odasında yatıyordu ve etrafında uçtu ufak bir hareketi, o tamamen kir kaplıydı.
Sundurlyndi og deilur eru um allt ríkið — Akis stofnar til eiðbundinna leynisamtaka um að drepa konunginn — Leynisamtök eru af djöflinum og afleiðing þeirra er tortíming þjóða — Þjóðir nútímans varaðar við leynisamtökum, sem munu reyna að kollvarpa frelsi allra landa og þjóða.
Krallık konusunda sürtüşmeler ve çekişmeler çıkar—Akiş, kralı öldürmek amacıyla yemine bağlı gizli bir çete kurar—Gizli çeteler şeytandan gelir ve sonuçta ulusları yıkıma götürür—Yahudi olmayan çağdaş uluslar bütün ülkelerin, ulusların ve memleketlerin özgürlüklerini ortadan kaldırmaya çalışan gizli çetelere karşı uyarılır.
Nú, hvaða áþreifanleg atriði höfðu birst meðal Ísraelsmanna sem afleiðing orða Jehóva?
Yehova’nın ifadelerinin sonucu olarak İsraillilerin arasında hangi somut şeyler meydana geldi?
(Jesaja 55:10) Já, fyrir marga jarðarbúa er vatnið sem þeir drekka og maturinn sem þeir eta, jafnvel rafmagnið sem þeir nota, bein eða óbein afleiðing af því að sótt er í „forðabúr snjávarins.“
(İşaya 55:10) Evet, yeryüzünde yaşayanların içtikleri su, yedikleri yemek, hatta kullandıkları elektrik, dolaylı veya dolaysız olarak “karın hazineleri”nden elde edilmiştir.
Bakið virtist vera harður, ekkert myndi virkilega gerast til að sem afleiðing af haust.
Sırtında zor görünüyordu; bir şey gerçekten bir sonucu olarak bu olur düşer.
Innsæi er því ekki eitthvert dularfullt einkenni heldur eðlileg afleiðing þeirrar lífsreynslu sem einstaklingurinn hefur aflað sér.
Evet, sezgilerin, esrarengiz ya da büyülü şeyler olmadığı, daha çok bir kişinin hüner kazanmasıyla doğal olarak ortaya çıktığı anlaşılıyor.
(The Septuagint Bible, ensk þýðing eftir Charles Thomson) Páll notaði orðið „elskar“ í stað „blessar,“ en það er samband milli þeirra því blessanir eru afleiðing elsku Guðs.
(Charles Thomson tarafından tercümesi yapılan The Septuagint Bible) Pavlus, “bereketler” yerine “sever” sözcüğünü kullanmıştır, fakat bu iki sözcük arasında bir bağlantı vardır; çünkü bereketin bolluğu Tanrı’nın sevgisinden kaynaklanır.
(Postulasagan 26: 24, 25) Slíkar breytingar til batnaðar eru að miklu leyti afleiðing þess að notfæra sér vel þann hluta heilabarkarins sem er fremst í höfðinu.
(Resullerin İşleri 26:24, 25, İncil—Çağdaş Türkçe Çeviri) Bu tür gelişmeler büyük çapta, beyin korteksinin (beyin kabuğu) başın ön bölümünde yer alan kısmının iyi kullanılmasından kaynaklanır.
Erfiðleikar fjölskyldunnar eru greinilega bein afleiðing þess ástands sem spáð var að myndi verða á síðustu dögum þessa heims.
Bugün ailelerde yaşanan sıkıntılar, açıkça bu dünyanın son günlerinde gerçekleşeceği önceden bildirilen durumların doğrudan bir sonucudur.
Robert Naeye, sem er þróunarsinni og skrifar í tímaritið Astronomy, segir að lífið á jörðinni sé afleiðing af „langri runu ósennilegra atburða sem áttu sér einmitt stað á réttan hátt til að við gætum orðið til, rétt eins og að við hefðum unnið milljón sinnum í röð í milljónalottói.“
Astronomy dergisinin bir yazarı, evrimci Robert Naeye, dünya üzerindeki yaşamın “sanki lotodan bir milyon dolarlık ödülü bir milyon kez hiç kaçırmadan arka arkaya kazanır gibi, bizi var etmek için doğru yönde uzayıp giden, gerçekleşme olasılığı çok düşük bir olaylar dizisi” sonucu olduğunu yazıyor.

İzlandaca öğrenelim

Artık afleiðing'ün İzlandaca içindeki anlamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğunuza göre, seçilen örnekler aracılığıyla bunların nasıl kullanılacağını ve nasıl yapılacağını öğrenebilirsiniz. onları okuyun. Ve önerdiğimiz ilgili kelimeleri öğrenmeyi unutmayın. Web sitemiz sürekli olarak yeni kelimeler ve yeni örneklerle güncellenmektedir, böylece bilmediğiniz diğer kelimelerin anlamlarını İzlandaca içinde arayabilirsiniz.

İzlandaca hakkında bilginiz var mı

İzlandaca bir Cermen dilidir ve İzlanda'nın resmi dilidir. Germen dil grubunun Kuzey Germen şubesine ait bir Hint-Avrupa dilidir. İzlandaca konuşanların çoğunluğu İzlanda'da yaşıyor, yaklaşık 320.000. Danimarka'da 8.000'den fazla yerli İzlandalı konuşmacı yaşıyor. Dil ayrıca Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 5.000 kişi ve Kanada'da 1.400'den fazla kişi tarafından konuşulmaktadır. İzlanda nüfusunun %97'si İzlandaca'yı ana dili olarak görse de, İzlanda dışındaki topluluklarda, özellikle Kanada'da konuşanların sayısı azalmaktadır.