İzlandaca içindeki áberandi ne anlama geliyor?
İzlandaca'deki áberandi kelimesinin anlamı nedir? Makale, tam anlamını, telaffuzunu ve iki dilli örneklerle birlikte áberandi'ün İzlandaca'te nasıl kullanılacağına ilişkin talimatları açıklamaktadır.
İzlandaca içindeki áberandi kelimesi tanınmış anlamına gelir. Daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki ayrıntılara bakın.
áberandi kelimesinin anlamı
tanınmışadjective Knorr, sem var mjög áberandi á meðal fólks Jehóva, sýndi líka að honum fannst hann ekkert yfir aðra hafinn vegna stöðu sinnar. Knorr da, Yehova’nın kavmi içinde tanınmış biri olduğu halde, mevkiinden dolayı kendini yükseltilmiş durumda hissetmediğini gösterdi. |
Daha fazla örneğe bakın
6 Annar áberandi eiginleiki guðsmannsins er örlæti hans. 6 Tanrı adamını tanıtan başka önemli bir nitelik de cömertliktir. |
Er þetta nógu áberandi? Çok mu ince oldu? |
Þeir sóttust eftir áberandi stöðum og flottum titlum. Onlar şan şöhret peşindeydi. |
19 Samband Davíðs við Sál konung og son hans, Jónatan, er áberandi dæmi um hvernig kærleikur og lítillæti geta haldist í hendur og hvernig hroki og síngirni á sama hátt fara saman. 19 Davud’un Kral Saul ve onun oğlu Yonatan ile olan ilişkisi, sevginin alçakgönüllülükle gururun ise bencillikle nasıl el ele gittiğini gösteren çarpıcı bir örnektir. |
Páfafiskurinn er einn áhugaverðasti og mest áberandi fiskur kóralrifanna. Papağanbalığı resiflerdeki en ilgi çekici ve güzel balıklardan biridir. |
Mest áberandi er stirđnun andlitsdrátta... sem viđ vitum nú ađ ber ekki ađ rugla saman viđ sinnuleysi eđa stjarfaklofa. En çarpıcı olan ise, yüzdeki derin maske hali. Bunu, duyarsızlık veya katatoni ile karıştırmamak gerektiğini artık biliyoruz. |
Það er meira áberandi og hún kærir sig varla um það Çok daha dikkat çeken bir isim.Eminim böyle bir şey istemez |
Jehóva mun ekki alltaf svara bænum okkar á mjög áberandi hátt, en ef við erum einlæg og breytum í samræmi við bænir okkar munu við fá að reyna ástríka handleiðslu hans. —Sálmur 145:18. Yehova dualarımıza, daima göze çarpan bir şekilde cevap vermeyecektir, fakat sen ciddi olup dualarınla uyumlu hareket edersen, zamanla O’nun sevgi dolu rehberliğini takdir edeceksin.—Mezmur 145:18. |
Þeir voru líka vel upplýstir varðandi hinar áberandi villukenningar kirknanna um vítiseld og þrenningu. Aynı zamanda kiliselerin, büyük yanılgı olan, ateşli bir cehennem ve Üçlük’le ilgili öğretileri hakkında aydınlatıldılar. |
Þar eð nafn Guðs verður helgað fyrir tilstilli Guðsríkis er kenning Biblíunnar um ríkið áberandi þáttur þess fagnaðarerindis sem við boðum. Bu mukaddes isim Tanrı’nın Krallığı vasıtasıyla takdis edileceğine göre, Mukaddes Kitabın gökteki Krallık hakkındaki öğretimi, ilan ettiğimiz iyi haberin en önemli kısmıdır. |
Miklar framfarir hafa orðið á þessu sviði og nýjustu gerðir af spöngum eru ekki eins áberandi og eldri gerðir og það þarf sjaldnar að stilla þær. Tasarım alanındaki yeni gelişmelerin bir sonucu olarak, bu amaçla kullanılan modern teller artık çok daha az dikkat çekiyor ve daha seyrek ayarlanmaları gerekiyor. |
Hefur ekki allt þetta orðið meira og meira áberandi í heimsfréttunum nú á 20. öldinni? — Matteus 24:3, 7-14; Lúkas 21:7, 10, 11; 2. Tímóteusarbréf 3:1-5. Bunların gerçekleşmesi 20. yüzyılımız boyunca dünya haberlerinde göze çarpmadı mı?—Matta 24:3, 7-14; Luka 21:7, 10, 11; II. Timoteos 3:1-5. |
Í innri forgarði musterisins í sýninni vantar nokkuð sem var talsvert áberandi í forgarði tjaldbúðarinnar og í musteri Salómons — mikið ker, síðar kallað haf, sem var til þvottar fyrir prestana. (2. Rüyetteki mabedin iç avlusunda çok önemli bir şey eksikti; bu, hem toplanma çadırında, hem de Süleyman’ın mabedinde bulunan ve kâhinlerin yıkanmaları için yapılmış, sonradan deniz olarak adlandırılmış büyük bir havuzdu. |
(b) Hvaða áberandi þátt tók landshöfðinginn í Esekíelssýninni í hreinni tilbeiðslu? (b) Hezekiel’in rüyetindeki bey, pak tapınmada ne şekilde etkinlik gösteriyordu? |
Biblíuskýringarritið The Expositor’s Greek Testament segir: „Þetta er mjög svo táknræn tilvísun til þess siðar að merkja hermenn og þræla með áberandi hörundsflúri eða brennimerki . . . eða, það sem betra er, þess trúarlega siðar að bera nafn einhvers guðs sem verndargrip.“ The Expositor’s Greek Testament şunları belirtir: “Bu çok mecazi ima, askerleri ve köleleri dikkat çeken bir dövme ya da markayla damgalama alışkanlığına . . . . ; veya daha da iyisi, bir tanrının ismini uğur takısı olarak takmak gibi dinsel bir âdete işaret eder.” |
Hún var sennilega orðin áberandi á fyrstu öld eða fyrr og náði hástigi sínu á annarri öld. Herhalde birinci yüzyılda veya daha önce ortaya çıktı ve ikinci yüzyılda ise, zirveye ulaştı. |
Hvaða gagn hafa þeir sem nefndir eru í Jesaja 2:2, 3 af því að eiga sér Guð fyrir fræðara, og hvað er áberandi hluti fræðslunnar sem hann veitir þeim? İşaya 2:2, 3’te sözü geçenler, Tanrı’yı Eğitmenleri olarak kabul etmekten nasıl yararlanıyorlar? Tanrı’nın verdiği eğitimin önemli bir bölümü neyi içeriyor? |
10 Hvað er mest áberandi í fari Esaús í frásögum Biblíunnar? 10 Esav’ın bu tutumundan hangi dersi çıkarabiliriz? |
Er ūetta ekki of áberandi, pabbi? Bu fazla gösterişli değil mi baba? |
3 Eftir að hafa hvatt okkur til að íklæðast hinum nýja manni bendir Páll á að einn áberandi eiginleiki hans sé óhlutdrægni. 3 Pavlus yeni kişiliğin önemli bir özelliğinin insan ayırmamak olduğunu gösterdi. |
Þessi þáttur í réttvísi Guðs var áberandi í lögmálinu og er enn þann dag í dag forsenda þess að við skiljum lausnarfórn Jesú Krists, eins og fram kemur í 14. kafla. — 1. Tímóteusarbréf 2: 5, 6. Tanrısal adaletin bu yönü, Kanun’un tümünde etkisi görülen bir özellikti ve 14. bölümde göreceğimiz gibi bu, Mesih İsa’nın kurban olarak sağladığı fidyenin anlaşılması yönünde bugüne dek büyük önem taşımıştır.—I. Timoteos 2:5, 6. |
Mjög áberandi einstaklingar í biblíusögunni, sem stóðu trúfastir allt til dauða og sýndu sig hæfa til eilífs lífs á himnum, þurftu að sanna staðfestu sína. Mukaddes Kitap tarihinde önde gelen ve gökte ebedi hayata yeterli sayılmak üzere ölüme kadar sadık kalan birçok kişi, dayanma güçlerini kanıtlamak zorunda kaldılar. |
Geturđu flutt Flottabæ ađ minna áberandi stađ? Muhteşem kasaba daha az şüphe çekecek bir yere taşınabilir mi? |
(b) Í hvaða löndum skírðust áberandi margir? (b) Hangi ülkelerde 1999’da vaftiz edilenlerle ilgili göze çarpar rakamlar söz konusudur? |
Hegðun sem þessi er nú meira áberandi en nokkru sinni fyrr því að ,vondir menn og svikarar hafa magnast í vonskunni‘. – 2. Tím. ‘Kötü kişiler ve sahtekârlar gittikçe daha da kötü’ oldukları için bugün bu olumsuz nitelikler hiç olmadığı kadar kötü bir hal almıştır (2. Tim. |
İzlandaca öğrenelim
Artık áberandi'ün İzlandaca içindeki anlamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğunuza göre, seçilen örnekler aracılığıyla bunların nasıl kullanılacağını ve nasıl yapılacağını öğrenebilirsiniz. onları okuyun. Ve önerdiğimiz ilgili kelimeleri öğrenmeyi unutmayın. Web sitemiz sürekli olarak yeni kelimeler ve yeni örneklerle güncellenmektedir, böylece bilmediğiniz diğer kelimelerin anlamlarını İzlandaca içinde arayabilirsiniz.
İzlandaca sözcükleri güncellendi
İzlandaca hakkında bilginiz var mı
İzlandaca bir Cermen dilidir ve İzlanda'nın resmi dilidir. Germen dil grubunun Kuzey Germen şubesine ait bir Hint-Avrupa dilidir. İzlandaca konuşanların çoğunluğu İzlanda'da yaşıyor, yaklaşık 320.000. Danimarka'da 8.000'den fazla yerli İzlandalı konuşmacı yaşıyor. Dil ayrıca Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 5.000 kişi ve Kanada'da 1.400'den fazla kişi tarafından konuşulmaktadır. İzlanda nüfusunun %97'si İzlandaca'yı ana dili olarak görse de, İzlanda dışındaki topluluklarda, özellikle Kanada'da konuşanların sayısı azalmaktadır.